ANASAYFA

PROFİL

ARŞİV
O'na Not Bırakın
Sizin için,bir ömür ayıran sevgiliye Ömrünüzden bir vakit ayırmaya hazırmısınız... Sizin için bir ömür ağlayan bir sevgiliye not bırakmak için resime tıklayın
Kalemden Dökülenler
Bu Vuslatı Hicran Etme...
...
Naz Ayı Ramazan...
...
SEVGİLİ…
Beraat Vakti...
Hani Bir Yanımız...
Leyle-i Mirac
Zindan
Bırakıp Gittiğin Kadarız
Başlıksız
Derdimendim...
Medine'nin Gülü...'Muhyi'...
...Ayrılana dek...
Yangınımızı Daim Eyle..
Üç aylar ...
Ey Vahdet !
8 Haziran__ Peygamberimiz Efendimiz (S.a.v.)'in Vefatı..
YAKARIŞ...
Allah Yeter...
Kelamullah
Hadis Günlüğü
En Emin El Emin(S.a.v)
Bağlantılarım
RSS
Hayırda Yarış

Ahir Zaman Garipleri

24/6/2009

Üç aylar ...




İşte yine mübârek mevsim olan üç aylar geldi hamdolsun. Ve gelirken yine boş gelmeyip rahmet hediyeleriyle geldi. Yorgun yüreklere kandillerini getirdi. Buyurun serinleyin, dinlenin, mânen ferahlayın, kirlerden, günahlardan arının, korunun dercesine…

 

Bu sene ilk kandilimiz olan Regâib kandili, 26 Haziran 2009’da inşâallah.
Regâib: “Çok arzulanan, özlenen, ısrarla istenen” anlamına gelir.

 Regâib Gecesi çok mübarek bir gecedir.

 Bu geceyle alâkalı rivayetlerden birisi de, Sevgili Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in bu gece anne rahmine düştüğüdür. Yani ihtiyar dünyamızın binlerce yıldır hasretle beklediği Habib-i Edibine kavuşma süreci fiilen bu gece başlamıştır. Hz. Âmine validemizin, kâinata en büyük hediye ve müjde olan Hz. Muhammed (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimize “hoş geldin” deme gecesidir bir anlamda…

İkinci kandilimiz ise inşâallah 19/20 Temmuz  gecesi Mirac-ı Mübîn’dir.

 Biz Ümmet-i Muhammed’e Rabbimizin verdiği en büyük onurlardan birisi de,
 bizzat Resûlüllah Efendimizin, Rabbimizin huzuruna kadar yükseltilmesidir ki, adına mübarek kitabımız Kur’an-ı Kerim’de İsrâ Sûresi mevcuttur.
İsrâ; “gece yürüyüşü” demektir.
Yani Mirac gecesi Sevgili Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in, Mekke’deki Kâbe’den alınarak, Mescid-i Aksa’ya, Burak’la Hz. Cebrâil’in refakatinde götürülmesidir .

Yine mübarek üç ayların bize getirdiği hediyelerden birisi de 5/6 Ağustos gecesindeki Berat Kandili’dir.

Hayatın iki cephesinde de bizlere rehber ve şefaat kitabımız olan Hz. Kur’an’da,
adına husûsi sûre bulunan berat; kelime olarak “kurtulmak, afv olmak "demektir.
Ramazan öncesi bizlere ihsan edilen bu gece, bağışlanmamız için muhteşem bir imkândır.

 Zaten Resûlüllah (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimizin “benim ayım” dediği Şaban ayı, adeta Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in
ümmetine devam eden sevgi, şefkat ve şefaatinin günümüzdeki açık bir delili gibidir.
 Öyleyse dostlar, Şaban ayını, hasret ve hicranıyla yandığımız
 Sevgili Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’le ünsiyet ve irtibat kurmamıza vesile bilmeli ve salât-ü selâm, oruç ve zikrullahla meşgul olmalıyız.

Ve mübarek Şehr-i Sıyam ve Şehri-Kur’an olan Ramazan ayı işte kapılarımıza kadar yine geldi. Hoşgeldin efendim, ne iyi ettin de geldin.
Oruçlarını özledik; açların halini bizzat anlamak için…
 Sahurlarını bekledik; uzun yollara sabırla dayanmanın, açlığa, yokluğa, dünyalıklardan uzak durmaya başlamanın ne demek olduğunu yaşamak için…
İftarlarını özledik; her zorluğun, yokluğun, açlığın ardından bir kolaylığın bulunduğunu
Rabbimizin bir vaad-i ilahiyyesi olduğunun canlı şahitleri olmak için…

Ey mübarek Ramazan, mukabelelerine hasret kalmıştık; okuyanı Hz. Cebrâil, dinleyeni Hz. Muhammed Mustafa (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz olan soylu sünnet-i nebînin günümüzdeki şerefli hizmetkârları olma şuuruyla…
Bu gün de mukabele okuyucuların, tıpkı Cebrâil (Aleyhisselâm) gibi Kur’an’a susamış yüreklere Kur’an tebliğcileri gibi;
 dinleyen mü’minlerin de Resûlüllah’ın hafızasındaki Kur’an’ın
Hz. Cebrâil tarafından teyid edilişi gibi Kur’an’la buluşmanın hazzını yaşar.
Gecenin karanlığı dünyayı sardığında, gönül dünyalarımızın bunalmışlığını Teravih namazlarıyla rahata erdirmeyi özlemiştik.
Zaten Teravih de “rahatlamak” demek değil midir?
Sadaka-i fıtır da, bir dilim ekmeğe muhtaç fakirlere el uzatmanın, bedenimizin zekâtını ödemek oluşunu yaşamak için aylardır seni bekledik, ey on bir ayın sultanı…

Rabbimizin insanlığa son hitabı olan mübarek kitabımız Kur’an-ı Kerim’in levh-i mahfuzdan
 Hira-Nur dağına indirilen mübarek ay; bizi Ümmet-i Muhammed kılan, izzeti ve şerefi gecelerinde ve gündüzlerinde arama tefekkür ve sohbet anlarına hasret kalmıştık.

Ve insanlığa Son Peygamberi hediye eden ay;
Ramazan-ı Şerif ayı, iyi ki geldin efendim.
 Her sene gelişinle sanki Kuba’da Resûlüllah (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’i karşılayan Medineliler gibi heyecanlanırız.

 Sevinç ve maneviyat dolar mü’minlerin yüreklerine. Sahur sofralarına en güzel yemekler hazırlanır, annelerimizin, teyzelerimizin, yengelerimizin elleriyle. Sanki Eba Eyyub-el Ensârî’nin evindeymişiz gibi, “Buyur ya Resûlüllah, senin için hazırladık” dercesine.
Seni bulamayınca Efendim, sevinirsin ve memnun olursun ümidiyle,
garipleri ve fakirleri, talebeleri çağırırız iftar ve sahur sofralarımıza…

Hele o hüzün ve hıçkırık dolu son günlerin…
Sanki babasının ayrılığını hissedip de dayanamayan Hz. Fatma’nın yüreği gibidir yüreklerimiz. Kabir ziyaretleri yapılıp, akraba ve büyüklerimizin ellerini öperek,
onuru incinmiş ve suratı asılmış insanlığa tebessüm ve ümit şakaları gibi sevinçler, mutluluklar ikram ederiz bu mübarek bayramımızda.

Ama en önce Rabbimize teşekkür etmek için kılarız bayram namazlarımızı.
Üç aylarınız ve Ramazanı Şerifiniz mübarek olsun, fî emânillah…

 

(ALINTIDIR)
 



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: sivist | Tarih: 2009-06-25 15:07:41
    Konu: S.A.
    Mübarek Regaib Kandili ve Üç Ayların;
    Hakiki sevgili ile ,
    O’nun dost oldukları ile,
    O’na dost olanlar ile,
    Muhabbetimize vesile olması duasıyla…
    Kandiliniz ve Cumanız mübarek olsun…

    Bağlantı »

  2. Yazan: guzergah | Tarih: 2009-06-25 00:05:15
    Konu: S.a.
    Kandiliniz Mübarek olsun.
    Bizede dua buyurun inş.(C.tesi Kpss sınavım var )

    Âkıbet Hayr olsun Efendim...

    Bağlantı »

Esma-i Nebi


"Hz. MUHAMMED s.a.v 'in İsimleri Ve Manaları "


ABDULLAH
(Allah (cc)'ın kulu)


ÂBİD
(Kulluk eden, ibadet eden)


ÂDİL
(Adaletli)


AHMED
(En çok övülmüş,sevilmiş)


AHSEN
(En Güzel)


ALİ
(Çok Yüce)


ÂLİM
(Bilgin,Bilen)


ALLAME
(Çok Bilen)


ÂMİL
(İşleyici,İş Ve Aksiyon Sahibi)


AZİZ
(Çok Yüce,Çok Şerefli Olan)


Beşir
(Müjdeleyeci)


BURHAN
(Sağlam Delil)


CEBBAR
(Kahredici,Galip)


CEVAD
(Cömert)


ECVED
(En iyi,En Cömert)


EKREM
(En şerefli)


EMİN
(Doğru Ve Güvenilir Kimse)


FADLULLAH
(Allah-ü Teâlanın ihsânı, fazlına ulaşan)


FARUK
(Hakkı Ve Bâtılı Ayıran)


FETTAH
(Yoldaki Engelleri Kaldıran)


GALİP
(Üstün Olan)


GANİ
(Zengin)


HABİB
(Sevgili,Çok Sevilen)


HADİ
(Doğru Yola Götüren)


HAFIZ
(Muhafaza Edici)


HALİL
(Dost)


HALİM
(Yumuşak Huylu)


HALİS
(Saf,Temiz)


HAMİD
(Hamd Edici,Övücü)


HAMMAD
(Çok Hamdeden)


HANİF
(Hakikate sımsıkı sarılan)


KAMER
(Ay)


KAYYİM
(Görüp,Gözeten)


KERİM
(Çok Cömert,Çok Şerefli)


MACİD
(Yüce Ve Şerefli)


MAHMUD
(Övülen)


MANSUR
(Zafere Kavuşturulmuş)


MASUM
(Suçsuz,Günahsız)


MEDENİ
(Şehirli,Bilgili Ve Görgülü)


MEHDİ
(Hidayet Eden,Doğru Yola Erdiren)


MEKKİ
(Mekkeli)


MERHUM
(Rahmetle Bezenmiş)


MES'UD
(Mutlu)


METİN
(Çok Sağlam Ve Güçlü)


MUALLİM
(Öğretici)


MUKTEDA
(Peşinden Gidilen)


MÜBAREK
(Hayırlı,Breketli)


MÜCTEBA
(Seçilmiş)


MÜKERREM
(Şerefli,Yüce)


MÜKTEFİ
(İktifâ Eden,Yetinen)


MÜNİR
(Nurlandıran,Aydınlatan)


MÜRSEL
(Elçilikle Görevlendirilmiş)


MÜRTEZA
(Seçilniş,Beğenilmiş)


MUSLİH
(Islah Edeci,Düzene Koyucu)


MUSTAFA
(Çok Arınmış)


MÜSTAKİM
(Doğru Yolda Olan)


MUTİ
(Hakka İtaat Eden)


MU'Tİ
(Veren İhsân Eden)


MUZAFFER
(Zafer Kazanan,Üstün Olan)


MÜŞAVİR
(Kendisine Danışılan)


NAKİ
(Çok Temiz)


NAKİB
(Halkın İyisi,Kavmin En Seçkini)


NASİH
(Öğüt Veren)


NATIK
(Konuşan, Nutuk Veren)


NEBİ
(Peygamber)


NECİYULLAH
(Allah'ın Sırdaşı)


NECM(İ)
(Yıldız)


NESİB
(Asil,Temiz Soydan Gelen)


NEZİR
(Uyarıcı, Korkutucu)


NİMET
(İyilik,Dirlik Ve Mutluluk)


NUR
(Işık,Aydınlık)


RAFİ
(Yükselten)


RAGIB
(Rağbet Eden,İsteyen)


RAHİM
(Mü'minleri Çok Seven)


RAZİ
(Kabul Eden,Hoşnut Olan)


RESUL
(Elçi)


REŞİD
(Akıllı,Olgun,İyi Yola Götürücü)


SAİD
(Mutlu)


SABIR
(Sabreden, Güçlüklere Dayanan)


SADULLAH
(Allah'ın Mübârek Kulu)


SADIK
(Doğru Olan,Gerçekci)


SAFFET
(Arınmış,Seçkin Kişi)


SAHİB
(Mâlik,Sohbet Edici)


SALİH
(İyi Ve Güzel Huylu)


SELAM
(Noksan Ve Ayıptan Emin Olan)


SEYFULLAH
(Allah'ın Kılıcı)


SEYYİD
(Efendi)


ŞAFİ
(Şefaat Edici)


ŞAKİR
(Şükredici)


TAHA
(Kur'ân-ı Kerîm'deki İsmi)


TAHİR
(Çok Temiz)


TAKİ
(Haramlardan Kaçınan)


TAYYİB
(Helal,Temiz,Güzel,Hoş)



VAFİ
(Sözünde Duran,Sözünün Eri)


VAİZ
(Nasihat Eden)


VASIL
(Kulu Rabb'ine Ulaştıran)


YASİN
(Kur'ân-ı Kerîm' deki İsmi,Gerçek İnsan,İnsan-ı Kâmil)


ZAHİD
(Mâsivadan Yüz Çeviren)


ZAKİR
(Allah'ı Çok Anan)


Veda Hutbesi
Veda Hutbesi

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Kategorilerim
Emaneti Kudsiye
<%Emaneti Kudsiye%>








O'na Ait Eserler

Blog Ekle