Üç aylar ...
İşte yine mübârek mevsim olan üç aylar geldi hamdolsun. Ve gelirken yine boş gelmeyip rahmet hediyeleriyle geldi. Yorgun yüreklere kandillerini getirdi. Buyurun serinleyin, dinlenin, mânen ferahlayın, kirlerden, günahlardan arının, korunun dercesine…
Bu sene ilk kandilimiz olan Regâib kandili, 26 Haziran 2009’da inşâallah.
Regâib: “Çok arzulanan, özlenen, ısrarla istenen” anlamına gelir.
Regâib Gecesi çok mübarek bir gecedir.
Bu geceyle alâkalı rivayetlerden birisi de, Sevgili Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in bu gece anne rahmine düştüğüdür. Yani ihtiyar dünyamızın binlerce yıldır hasretle beklediği Habib-i Edibine kavuşma süreci fiilen bu gece başlamıştır. Hz. Âmine validemizin, kâinata en büyük hediye ve müjde olan Hz. Muhammed (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimize “hoş geldin” deme gecesidir bir anlamda…
İkinci kandilimiz ise inşâallah 19/20 Temmuz gecesi Mirac-ı Mübîn’dir.
Biz Ümmet-i Muhammed’e Rabbimizin verdiği en büyük onurlardan birisi de,
bizzat Resûlüllah Efendimizin, Rabbimizin huzuruna kadar yükseltilmesidir ki, adına mübarek kitabımız Kur’an-ı Kerim’de İsrâ Sûresi mevcuttur.
İsrâ; “gece yürüyüşü” demektir.
Yani Mirac gecesi Sevgili Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in, Mekke’deki Kâbe’den alınarak, Mescid-i Aksa’ya, Burak’
Yine mübarek üç ayların bize getirdiği hediyelerden birisi de 5/6 Ağustos gecesindeki Berat Kandili’dir.
Hayatın iki cephesinde de bizlere rehber ve şefaat kitabımız olan Hz. Kur’an’da,
adına husûsi sûre bulunan berat; kelime olarak “kurtulmak, afv olmak "demektir.
Ramazan öncesi bizlere ihsan edilen bu gece, bağışlanmamız için muhteşem bir imkândır.
Zaten Resûlüllah (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimizin “benim ayım” dediği Şaban ayı, adeta Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in
ümmetine devam eden sevgi, şefkat ve şefaatinin günümüzdeki açık bir delili gibidir.
Öyleyse dostlar, Şaban ayını, hasret ve hicranıyla yandığımız
Sevgili Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’le ünsiyet ve irtibat kurmamıza vesile bilmeli ve salât-ü selâm, oruç ve zikrullahla meşgul olmalıyız.
Ve mübarek Şehr-i Sıyam ve Şehri-Kur’an olan Ramazan ayı işte kapılarımıza kadar yine geldi. Hoşgeldin efendim, ne iyi ettin de geldin.
Oruçlarını özledik; açların halini bizzat anlamak için…
Sahurlarını bekledik; uzun yollara sabırla dayanmanın, açlığa, yokluğa, dünyalıklardan uzak durmaya başlamanın ne demek olduğunu yaşamak için…
İftarlarını özledik; her zorluğun, yokluğun, açlığın ardından bir kolaylığın bulunduğunu
Rabbimizin bir vaad-i ilahiyyesi olduğunun canlı şahitleri olmak için…
Ey mübarek Ramazan, mukabelelerine hasret kalmıştık; okuyanı Hz. Cebrâil, dinleyeni Hz. Muhammed Mustafa (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz olan soylu sünnet-i nebînin günümüzdeki şerefli hizmetkârları olma şuuruyla…
Bu gün de mukabele okuyucuların, tıpkı Cebrâil (Aleyhisselâm) gibi Kur’an’a susamış yüreklere Kur’an tebliğcileri gibi;
dinleyen mü’minlerin de Resûlüllah’ın hafızasındaki Kur’an’ın
Hz. Cebrâil tarafından teyid edilişi gibi Kur’an’la buluşmanın hazzını yaşar.
Gecenin karanlığı dünyayı sardığında, gönül dünyalarımızın bunalmışlığını Teravih namazlarıyla rahata erdirmeyi özlemiştik.
Zaten Teravih de “rahatlamak” demek değil midir?
Sadaka-i fıtır da, bir dilim ekmeğe muhtaç fakirlere el uzatmanın, bedenimizin zekâtını ödemek oluşunu yaşamak için aylardır seni bekledik, ey on bir ayın sultanı…
Rabbimizin insanlığa son hitabı olan mübarek kitabımız Kur’an-ı Kerim’in levh-i mahfuzdan
Hira-Nur dağına indirilen mübarek ay; bizi Ümmet-i Muhammed kılan, izzeti ve şerefi gecelerinde ve gündüzlerinde arama tefekkür ve sohbet anlarına hasret kalmıştık.
Ve insanlığa Son Peygamberi hediye eden ay;
Ramazan-ı Şerif ayı, iyi ki geldin efendim.
Her sene gelişinle sanki Kuba’da Resûlüllah (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’i karşılayan Medineliler gibi heyecanlanırız.
Sevinç ve maneviyat dolar mü’minlerin yüreklerine. Sahur sofralarına en güzel yemekler hazırlanır, annelerimizin, teyzelerimizin, yengelerimizin elleriyle. Sanki Eba Eyyub-el Ensârî’nin evindeymişiz gibi, “Buyur ya Resûlüllah, senin için hazırladık” dercesine.
Seni bulamayınca Efendim, sevinirsin ve memnun olursun ümidiyle,
garipleri ve fakirleri, talebeleri çağırırız iftar ve sahur sofralarımıza…
Hele o hüzün ve hıçkırık dolu son günlerin…
Sanki babasının ayrılığını hissedip de dayanamayan Hz. Fatma’nın yüreği gibidir yüreklerimiz. Kabir ziyaretleri yapılıp, akraba ve büyüklerimizin ellerini öperek,
onuru incinmiş ve suratı asılmış insanlığa tebessüm ve ümit şakaları gibi sevinçler, mutluluklar ikram ederiz bu mübarek bayramımızda.
Ama en önce Rabbimize teşekkür etmek için kılarız bayram namazlarımızı.
Üç aylarınız ve Ramazanı Şerifiniz mübarek olsun, fî emânillah…
(ALINTIDIR)




Konu: S.A.
Mübarek Regaib Kandili ve Üç Ayların;
Hakiki sevgili ile ,
O’nun dost oldukları ile,
O’na dost olanlar ile,
Muhabbetimize vesile olması duasıyla…
Kandiliniz ve Cumanız mübarek olsun…
Bağlantı »
Konu: S.a.
Kandiliniz Mübarek olsun.
Bizede dua buyurun inş.(C.tesi Kpss sınavım var )
Âkıbet Hayr olsun Efendim...
Bağlantı »